3 Nisan 2009 Cuma

Sıradışı üçgen piramit

Daire, üçgen, kare, dikdörtgen, oval, silindir, küp, yamuk, yıldız, baklava deseni, altıgen... derken öğrenmek için yeni şekiller araştırmaya başladık. 22 küççük eintein'ın olunca böyle yapılıyor. Üçgen piramidi öğreneceğiz bu hafta. Bu defa çocuktan çocuğa eğitimini uygulayacağız. Sıradışı çocukların sıradışı ebeveynleriyle beraber tasarladıkları, yaptıkları üçgen piramitler sınıfa geliyor. Başlıyorlar anlatmaya ve şov zamanı...
Fotoğraflardaki kompozisyonlar tamamen özgür çocuk düşüncesi ürünüdür...(Gözlerin gözükmüyor tatlım diyorum, "böyle düşünceli çekilmek istiyorum öğ-ret-me-nim" diyor... Ben de şıngır mıngır öğretmen olarak çekiyorum da çekiyorum)







Hasta şirinenin ayakta duramayan hasta üçgen piramitleri...




Korsan Partisi

İyi kalpli minik korsanlar hazine haritasını takip ederek hazineyi bulmaya çalışacaklar. Fakat yolları çok tehlikeli... Dağa tırmanacak, timsahlı dereden geçecek, bataklığa saplanmadan karşıya geçecek, devi uyandırmadan prensesi kurtaracak, bütün bunları yaparken de kötü kalpli cadıya yakalanmayacak! Cadı kim? Tabii ki ben! Benim yüzümde batman maskesi, üzerimde siyah şapkalı kocaman tunik, siyah pantalon tam da bir cadı hali! Kocaman bahçemizde yakaladığım korsanları çorba yapmak üzere kazana atıyorum. Nİ-HA-HA yaşasın kötülüüüük! Ders saati olduğu için bahçe bomboş... Yaşasın özgürlük; bağır, koş, çıldır!(Beden eğitimi dersinden pek bize düşmüyor, ne yazık o güzelim bahçe.) Ben de aman çocuklarla oynuyorum onlar kazansın diye bir düşünce yok tabii... Beni de güzel bahar havası çoşturmuş inadına inadına yakalıyorum :))) Ter içinde, nefes nefese kaldık ama herkesin ağzı kafasının tepesinde "öğretmeniiiiim her gün bu oyunu yapalım mııı"... Canlarım benim :)))
HANİMİŞ: Özel okul velilerinden daha iyi veli grubuna sahip ben, çok şanslıyım. Korsan kostümlerine bakın hele; muhteşem, büyüleyici!



Korsan kraliçemiz...





Annesi bir şeyler yapmadan göndermiş mahcup şirineyi; boynu bükük bırakır mıyız hiç, bulup buluşturup yapıverdik hemencecik korsan kız!




Korsan prensesimiz...










2 Nisan 2009 Perşembe

Kravatlı beden öğretmenimiz






Yukarıda tırmanma merdiveninde bu hareketleri yapan benim büyük cücelerim görülüyor. Düz duvara tırmanmayı sıradan bir davranış olarak değerlendirdikleri için ev ziyaretlerimizde yaratıcı eğlenceler arıyorlar. Berke'nin doğum günü için yaptığımız ev ziyaretini Bülent Öğretmen verdiği sözü tutarak bizimkileri eğlendiriyor. "Her şey çocuklar için, hizmette sınır yok" diyen, bizim için iki ufo taktıran Bülent Öğretmene teşekkür ediyoruz :)))
HANİMİŞ: Maalesef fotolar bir hayli kötü:(((





Ah Talha'cım ah, kahvaltı saatinde üçüncü sandviçi yemene izin vermediğim zaman darılıyorsun bana. Bak zorlanıyorsun işte tatlım... Diyete devam!





Annem benim en sevdiğim pastam

Bizim eğitim sistemimizde çocuk-aile-okul üçgeni daima beraber çalışır. Bu yüzden de çocuklarımız bir yıldız gibi parıldar. (Bazı mızıkçılık yapan aileleri, istisnalar kaideyi bozmaz diye dışarda bırakıyorum) İşte aile katılımlı etkinliklerden biri daha: Annem benim en sevdiğim pastam! Pişme-ısıtma-dondurma işlemleri olmadan anne ve çocuk beraber on dakikada yaş pasta tasarlayıp yine beraberce süsleyecekler. Herkeslerde pek bir heyecan var. Sonuçlar büyüleyici ve leziz! Buyrun lütfen... Küçük marifet ustası pastacılar ve harika anneleri! Ha bir de leziz pastaları...

Samed'in annesi Fatma Hanım bizi çatlatacak kadar beklettiği için ona cezasını kestik hiç ama hiç bekletmeden! Bize 60 adet silinder böreği yapacak (Cuma günü kare olarak böreklerimiz geldi. Şapırt şupurt afiyetle yedik)



Pastalar bittiii! Jürimiz anneler ve çocuklar; alkışlarla birinciyi seçeceğiz. Katılan herkes çok fazla alkış alıyor ve herkes birİNCİ oluyor. Öğretmenleri, hem güzel annelere hem güzel ötesi çocuklara nazar boncuğu takıyor ödül olarak. "Tamamdır, bitti, gidiyoruz" zannedilirken ikinci etaba geçiyoruz: Herkes elleriyle birbirine pasta yedirecek. Mımmmmm... Bundan sonrası anlatılmaz yaşanır. Tam bir çümbüş! (Annesine yedirmeyip kendi yiyen bile vardı)