Sanat Etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanat Etkinlikleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2013 Çarşamba

Patates kafalarım var, her biri bambaşka!

Bugün işi biraz daha zorlaştırdım. Sanat merkezimizdeki kutuya kocaman daire çizilmiş kağıtlar ve her çocuk için ikişer minik daire çizili kağıtlar koydum. "Hadi bakalım" dedim, günlük akışımızı oluştururken "göreyim sizi, şaşırtın birbirinizi" :)) 

Evet "yüz çizerler" diye düşünüyordum. Zaten asıl amacım "dar alanda neler yapabilecekleriydi!"  Ama yılların eskittiği bir öğretmen olsam da hala bu rengarenlik, bu çeşitlilik beni çok çok şaşırtıyor! 

Şuraya bakın, mimikler bambaşka, yüz üzerindeki organların dağılımı bambaşka, vücut çizimi bambaşka, küçücük alana kompozisyon oluşturma isteği... Sorarım size şimdi, ne denir bunlara? 

Elbette minik yıldız, yerdeki yıldız! Ne mutlu bana değil mi, en süperinden cücelere sahip olduğum için!





Dairelerden birini kaybedince "Benimki tek gözlü canavar oldu öğretmenim" dedi, ne güzel bir buluş, ben çok sevdim !

5 Kasım 2013 Salı

Bizim kuşumuz bile bir acayip!

Bugün kalıplı bir çalışma yaptık Minik Yıldızlar'la. Bir daire, iki üçgen, bir adlandırılamayan şeklimiz vardı sanat merkezindeki kutumuzda. Ama bu sefer istediklerini yapamayacaklardı, çünkü bir amaçları vardı. Ellerindeki malzemeleri kullanarak bir kuş yapacaklardı. 

Çalışmasını bitiren getiriyor, isim yazıyorum. Ve hayretler içerisinde kalıyorum! Çocuklar ne kadar üretken, ne kadar yaratıcı ve ne kadar farklı! Herkese aynı üçgen şekli verilmiş olmasına rağmen kiminde kanat, kiminde gaga, kiminde şapka, kiminde kuyruk oluyor o üçgenler! E ben şimdi bu resimlere aşık olmayayım da ne yapayım :)) Bence aşağıda gördüğünüz dördü/üçü bir arada resim çalışmaları var ya, hah onlar da tam çerçevelik!





4 Kasım 2013 Pazartesi

Hımmm ne yapsak, ne yapsak?

Okullar açılalı neredeyse üç ay olacak. Artık çocuklar alıştıkları düzende ilerliyorlar. Çocuklar düzeni, rutini severler biliyorsunuz. Cüceler biliyor ki, sanat merkezinde her gün onlar için hazırlanmış bir çalışma oluyor. Bazen kesme gerektiriyor bu çalışma, bazen yapıştırma, bazen boyama, bazen süsleme, bazen tamamlama, bazen hepsini yapmak gerekiyor :)

Bugün sanat merkezindeki kutuda, aşağıdaki şekil bekliyordu Minik Yıldızlar'ı. "Acaba bu şekli ne olarak tamamlayabilirdik", "bundan ne yapabiliriz", "bunu neye dönüştürebiliriz", "bu neyin bir parçası olabilir"? Düşündüler, düşündüler ve boya kalemlerini aldılar ellerine... Ne mi yaptılar, lütfen buyrun...


 Araba yapanlar çoğunluktaydı... Neyse ki bu sefer ne yapacaklarını tutturabilmiştim :)


 Bu koltukların çizeri üç cüce yan yana oturuyorlardı, birbirlerinden epeyce etkilenmişler :)

Bu da bir vazo; bayıldım, bayıldım!





Dairecik, dairecik senden ne olur bir düşünelim dedik

Lafa dalmış, bu yılki sanat çalışmalarımızdan hiç paylaşımda bulunmamışız. Sınıfın, bahçenin, Ankara'nın, Türkiye'nin eksiğini-gediğini bir kenara bırakıp bir süre cücelerin sanat çalışmalarına yer vereceğim. Sanat çalışmalarını sakladığım klasörü açtığımda ilk karşıma bu koca gözler çıktı. Her çalışmada diyeceğim için hemen baştan söyleyeyim "çocuk çizimlerine bayılıyorum!" İşte bunlar da o bayıldıklarımdan!

Çocuklar gelmeden sanat merkezine elceğizimle çizdiğim(Çünkü fotokopi bizde paralı; bak gene araya bir şikayet sıkıştırıverdim gördünüz mü?!  Kurumaz benim huyum yaş olmuş nerden baksan 35!) iki dairenin olduğu dosya kağıtlarını yerleştirdim. Güne başlama etkinliğinde çocuklara merkezlerde neler olduğunu anlatırken "sanat merkezinde iki içi boş dairenin onları beklediğini, bu daireleri kullanarak kendilerine bir resim yapmalarını istedim."

Sanat merkezimiz öyle yurt dışı okullarında gördüğünüz yayla cinsinden değil bizim, en fazla 9 cüce etkinlik yapabiliyor. Mevcudumuz hastalıklar nedeniyle genelde 12, en fazla 15! Bugün için sanat merkezinde 10 cücemiz çalışmak istemiş ve aşağıdaki aşık olunası eserleri yapmışlar. 

Ben araba yapacaklarını düşünmüştüm, bir kişi bile yapmamış! Bu kadar mı ters köşede kalır bir öğretmen ya hu :))








24 Mart 2013 Pazar

Yara bandıyla ne yapılır?

Daha burada görür görmez aşık olmuştum bu fikre, çıkan eserlere. Herhalde defalarca söylemişimdir çocukların çizdiği bu yaratıkları çok sevdiğimi :)) Sonunda sırası geldi ve biz de yaptık. Önce yara bantlarını açıp yapıştırdı çocuklar. "Yakın mı uzak mı yapıştıralım, ne olacak bunlar" sorularına sadece "Bunlar gövde" dedim, hemen "Neyin gövdesi?" dediler, "Siz özgür çocuklarsınız" dedim her zamanki gibi, "Siz karar vereceksiniz ve tamamlayacaksınız resminizi, benden bu kadar"... Birisinin insan demesi yetti tabii, hepsi insanda hem fikir oldu! Hepsi aynı yapacak diye düşünürken yine yine evet yine beni şaşırttılar. Son iki şahasere dikkat!


  







  

20 Mart 2013 Çarşamba

Salyangoz

Arkadaşım bana gülerek "Kol bacak çizdiriyorsun sen hep" deyince telefonda, "Hımmm demek böyle anlaşılıyor dışardan" dedim içimden. Eh o zaman açayım sanat kutumuzu: İlk karşıma çıkan bu! Bakınız vermişim CD'yi ve demişim ki "Bana CD'yi kullanarak salyangoz yapmanızı istiyorum çocuklar, isteyen sümüklü yapsın, isteyen sümüksüz, isteyen ejderha yutmuş özgürsünüz, ama iki şartım var, CD'yi kullanacak ve salyangoz yapacaksınız"
Yapmışlar mı, evet! Diyorum size bunlar harika çocuklar... Şimdi bir yağmur sonrası salyangoz toplamaya çıkmamız kaldı eksik :)






19 Mart 2013 Salı

Basmakalıp öğretmen!

Planıma göre sincap kuyruğu çizdiğim  kağıdı çocuklara verecek,
"Şu ağacın tepesinde var bir sincap
ceviz kırar, yemek arar
her gün bulamaz ki 
saklar onu anne yapraklar
saklar onu baba yapraklar" tekerlemesini hep beraber söyleyecek, böylece alttan gizli mesajı beyinlerine yerleştirecek ve gördükleri şekil-resim neyse onu tamamlamalarını isteyecektim.

Sincap kuyruğu çizilmiş kağıtlar elden ele dağıtıldı, tekerlemeyi söyledik falan ama bir tane bile sincap çizen olmadı iyi mi!! O kuyruğu sincap olarak gören tek basmakalıp benmişim meğerse! Öğretmen kim? Kesinlikle ben değilim, onlar Minik Yıldızlar!













13 Mart 2013 Çarşamba

Senin kitabi bilgini, benim çizerim bozar

4 yaş resmi için uzmanlar diyor ki: Karalama döneminde başlattığı düz çizgiler ile kol ve bacakları, dairelerle başı oluşturur. Yüz yapısı da belirir. Resimlerinde çeşitli biçim simgeleri bulur.  Bu simgeler 6 yaşa yaklaştıkça azalır.  Her çocuk kendine has bir insan tipi yaratmaya başlar.  Genellikle 4 yaşından itibaren öğrenme ve konuşma yetisine paralel olarak tanımlanabilecek nitelikte çizimler gerçekleştirebilirler.  İnsan figürleri kaba formlar şeklinde sembolik olup, vücut oranları gerçek dışıdır.  Çocuğun kendisi tarafından önemli sayılabilecek konular, sevdiği objeler, sevdiği kişiler resimlerinde önemli yer tutarlar.  Bunlar kağıt üzerinde gelişigüzel yer alırlar.   Bu dönemde hemen hemen tüm çizimler önden olup, yüzeyseldir.  Derinlik, perspektif algılanabilse de, zihinsel ve beceri gelişim düzeyleri gereği algıladıklarını veya bildiklerini çizememektedirler.

Ama şimdi benim yıldızlarım yukarıdaki paragrafta anlatılan düşüncelere takla attırmıyor mu? Yoksa ben bildiğin "benim çocuğumdan güzeli yok hastalığı"na mı yakalandım :))









16 Şubat 2013 Cumartesi

"Sanat" nasıl yok edilir?

"Bakımevleri, anaokulları veya kamplardaki oyun grupları arasında, 
çocukların yapmış olduğu çalışmalar birbirinin kopyasıysa, 
bu çalışmaların sanatla yakından uzaktan ilgisi olmadığını vurgulamak gerekir." 
(Susan Striker Çocuklarda Sanat Eğitimi)

Hocam, büyüksün! Söz sussun resimler konuşsun artık, buyrun...