3 Aralık 2010 Cuma

Kurabiye Canavarları


Susam Sokağı'ndaki mavi tüylü Kurabiye Canavarı hala hatırımda. Nedendir bilmem, en eğlenceli Susam Sokağı karakteriydi bana göre. Duvarının arkasında belirip, kırıntılar saçarak kurabiyeleri silip süpürdüğü anları neşe içinde beklerdik. Ben serçe parmağı kaldırarak kibarca kurabiye yemeyi ilk ondan öğrenmiştim. En çok onun kurabiye yerken çıkardığı sesi taklit edebilmek için çaba harcamıştım.
Gnammm. Nammm... Nmmmmm...
İşte bugün mini mini eller kurabiye yoğurdu, lezzet lezzeti doğurdu, tadı damakları kavurdu. Çoluk çocuk, büyük-küçük ağzımıza kurabiye tıkıştırırken sınıfta tek ses duyuldu: Gnammm. Nammm... Nmmmmm...





9 Kasım 2010 Salı

Yine bahçedeyiz!

Her sabah erkenden yollara düşer, eğlenmek için
Gün boyu çalışır, tembeli sevmez minik yıldızım
Kimseyi kırmaz, hiç kıskanmaz, kötülük bilmez
Gün boyu çalışır, tembeli sevmez minik yıldızım

Yanakların al al olduğu bahçe etkinliklerinden...





2 Kasım 2010 Salı

27 Ekim 2010 Çarşamba

Çözümsüzü çözerler :)


Her zaman olaylara alışılmışın dışında bir bakış açısıyla yaklaştılar.

Her zaman olaylara geniş bir boyuttan baktılar.

Yüzeyde değil derinlerde kulaç attılar.

Farklı düşünmeye yönlendirildiler.
Meraklıydılar.
Sordular.

Araştırdılar.

Karıştırdılar.

Soru işaretini de iki nokta üst üsteyi de çok sevdiler.

Çünkü minik bir yıldızdılar!

Çok sevildiler!

Farklıydılar!

Çocuktular!

Ve en önemlisi mutluydular!









5 Ekim 2010 Salı

Sevmediler...

Fotoğraftan anlaşılmayabilir, bugün ton balıklı salata yaptık. Her zamanki gibi yemeğimizi özene bezene süsledik. Sıra happur huppur yemeye gelince cık çocuklar yemediler ve ı-ıh hiç sevmediler. Neredeyse zorla yedirecektim :) Niye mi çünkü öğretmenleri de sevmiyor :) Yılların verdiği tecrübe ile sabittir ki armut dibine düşüyor. Şöyle ki; ben çizgi film izlemeyi sevmem öğrencilerim de hiç sevememiştir. Şarkı söylemek, dans etmek, legolarla oyun oynamak... Bunlarla da aram yoktur maalesef e tabii armutlarımında :)) Demek ki neymiş artık ton balıklı salata yapımına soooon!

22 Eylül 2010 Çarşamba

Nasrettin Hoca

Okula-sosyal hayata başlarken hep bir endişe, güvensizlik, 'acaba şimdi n'olacak' bakışı vardır o fıldır fıldır gözlerde... Zaman ilerler, her şey yolundadır; sevgi dolu bir ortamda güvende olduklarının bilincindedirler artık! İşte o zaman tadından yenmeyen zamanlardır; şov başlamıştır... Ve huzurlarınızda küçük Nasrettinler!




29 Ağustos 2010 Pazar

Hoş geldim :)

Sağlık sorunlarım nedeniyle Eğlence Dünyasından ayrı geçirdiğim 40 günün sonrası,
Minik Yıldızlardan ve zarif annelerinden çok tatlı 'hoş geldim' hediyesi!
Önce 'bu pastayı beraber yiyelim' dedim. 'Hayır öğretmenim birbirimize fırlatma oynayalım' dediler :)
Bir orta yol bulduk sonrasında; ellerle pasta yeme yarışı!







27 Ağustos 2010 Cuma

Mozaik Pasta

Minik hünerli arkadaşlarımın mutfak etkinliklerinden bir örnek daha!


Mımmmm ellerimize sağlık çok çok leziz olmuş....






Annem benim en sevdiğim pastam...

Anneler de çok sevilir pastalar da ama en çok her aşaması anneyle hazırlanan pastalar sevilir ve akşama evde ailece afiyetle yenir. Şapırt!
HANİMİŞ: Bu sene yaşanan sıcaklar pastanın kremasını da bizi de eritti; hava durumuna göre bu etkinliği yapmak gerekiyormuş:)








18 Ağustos 2010 Çarşamba

Bil-bul-çiz

Fotografik hafıza tekniği ile Dünya haritasından 69 ülke, Türkiye haritasından 45 il öğrenen Minik Yıldızları avuçlarımız kızarana kadar alkışlıyoruz!




17 Ağustos 2010 Salı

Bulaşığı da yıkarlar :))

Doğuştan meraklı ve becerikli cücelerimin çamaşır yıkama programı olur da bulaşık yıkama programı olmaz mı? Hem nasıl olur; köpürte köpürte, üstünü-başını-etrafı ıslata ıslata :))