Ben şanslı biriyimdir, hep söyler çevremdekiler.
Bir yıl önce açılan yepyeni bir okulda, neredeyse
ceza gibi bir sınıfta göreve başlayan ben,
şimdi bakın nerede çalışıyorum!!!
Demek ki sona kalan hep dona kalmaz-mış...
Böyle mutlu mutlu mutlu renk cümbüşünü seyretmelere doyamaz-mış...
Demek ki şans hakikaten hep benden yanay-mış...
Peki nasıl oldu da, bu oldu?
Sadece Ankaralı Emziren Anneler Grubu'na "bu sınıfla çocuklarımın karşısına çıkmaya utanıyorum" diye bir yazı gönderdim. Anında Nihan,
Banu, Elif, Deniz, Funda, Yonca, Fatoş, Quality, Sonay Annelerden ses geldi!(Unuttuklarım varsa lütfen affetsinler...) Sadece kendi çocuğuna değil, tüm çocuklara karşı kalbi iyilikle atan bu duyarlı anneler oyuncak gönderdiler, oyuncak gönderdiler, oyuncak gönderdiler, ama en çok moral gönderdiler!
Sonra bu gruptan Nihan, yazımı üyesi olduğu başka bir grupta paylaşmış.. Oradan da, taaa Bodrum'dan güzel insan
Pınar bana, sınıfıma, hatta diğer sınıflara, tüm çocuklara ses ve renk verecek 2 kamyon anaokulu malzemesi gönderdi! Anlattığım her kişinin "İyi yere dükkan açmışsın, çok şanslısın!" dediği bu güzide insan, bunların hepsini babacığının hayrına
"çocuklar mutlu olsun" diye yapmıştı. Telefondaki pozitif ve hep tepedeki enerjisiyle, "senin hep yanındayım" gibi sımsıcak ifadeleriyle, candanlığıyla, hassasiyetiyle, cömertliğiyle, çabukluğuyla bu yaşımda, görmediğim ama çok sevdiğim, ve sanki hep tanıdığım bir arkadaşım oldu canım Pınar.
Bu sayede yepyeni insanlar tanıdım, sevdim, değer verdim, değer gördüm ve çok çok mutlu oldum.
Evet hala eksiklerimiz var, ama eksiklerimden çok daha fazla umudum var.
Şuraya bir bakar mısınız; Minik Yıldızlar Sınıfı rengarenk!